Paylaşıyoruz!

Bildiğimiz gördüğümüz ne varsa buradan paylaşıyoruz.

Gözümüzün önünden geçen her şeyde reklamı görmek mümkün. Kişinin saç stilinden tutun, etrafımızdaki her cisim ve nesne kendi reklamını yapmakta. Öyle ki gökyüzündeki ay bile yaydığı frekansla şairlere ilham olmuştur.

Geçmişte, insanların ürün veya hizmet almaları için tahrik eden reklamların da taktikleri, teknikleri, anlayışları, stratejileri değişiyor, gelişiyor.

Nasıl ki, matbaacılıkta reklamcılık son bulmadıysa, dijital araçlarda da son bulmayacak. Yani yazı, resim, kolaj, olduğu müddetçe reklamcılık sonsuza kadar payidar kalacaktır.

Çünkü, insanoğlu her ne kadar reklama ihtiyaç yok dese de bir ürünü diğer insanların bildiğini bilerek almak için çabalaması ve bununla kendi öz karakterini çevresine yaymasındaki duygu pahabiçilemezdir.

Yani tüketiciler, belli malların kaliteli ve daha iyi olduğunu sürekli hatırlamak ve ona doğru ikna edilecek reklamları aslında bilinçaltlarında istiyorlar. Çünkü yönlendirilmek insanın doğasında vardır.

YÖNLENDİM HADİ, SAT BANA ÜRÜNÜ

Gelecekte ürünler dijital kültürün ve dönüşümün artmasıyla birlikte akıllı mağaza sistemlerine geçiş yapacaklar. Daha dün Amazon Türkiye’nin faaliyetlerine başlayacağı haberi şimdilerde bir çok mağaza ve markayı gelecekle ilgili endişelere sevketti bile. Çünkü www.amazon.com hem bir mecra, hem bir ürün satıcısı, hem pazarlayıcısı, hem de en çok satılan ürünleri gösteren bir kontürmatik olarak dijitalin tüm nimetlerini insanlığa sunuyor. Peki reklam bunun neresinde? diye sorabiliriz. Reklam aslında o ürünün Amazon.com’a gidişindeki ayrıntılarda gizli. Hadi ürünü koyduk Amazon’a ya insanlar bu ürünü almazlarsa. Yani Amazon’a çıktık diye ürünü satacak değiliz. Ürünün tanıtımını, ne işe yaradığını ve nasıl Amazon’daki sayfasına hedef kitlenin gideceğini gelecekte de çözmemiz gerekiyor.

Bunun önündeki en büyük engel, dijital kültür o kadar hızlı gelişiyor ki, mecralar da bununla birlikte kendi kaslarını meydana getiriyor. Yani bir gün instagram’de tanıtımı yapılabilecek bir ürün, yarın facebook’ta daha iyi, linkedin’de daha mantıklı gelebiliyor. Tabi ki özellikle internet’in her şeyi yutmasıyla birlikte bu orkestranın da nasıl yönetileceğini bilen şeflerle çalışmak da insanları hatadan uzak tutacaktır. Çünkü aslında yapılan reklam işi de amazon ormanlarında bahçıvan olmak tadında. Neyi nasıl, nereden, niçin almalıyım? sorularının cevaplarını markanıza, ürününüze verdirmek bir o kadar zor, bir o kadar da kurguya dayalı olması gerekiyor.

SAHADA TOP KOŞTURMAK YOK MU?

Dijital ne yazık ki ne tarlaya ekilen bir ürün, ne de ele avuca gelen bir şey. Haliyle her zaman söylediğimiz gibi, televizyonla, saha çalışmalarıyla desteklenmeyen bir dijital tanıtım ne yazık ki başarıya çok fazla gidemiyor. Burada da entegresyonlu reklam stratejilerinin önümüzdeki yıllarda daha önem kazanacağının bir göstergesi. Hangi saatlerde, hangi segmentasyonda, hangi insanlara, nasıl ve neyi söyleyerek görüntüleneceğiz ve bunu satışa veya tanıtıma dönüştüreceğiz? Yani yeri gelecek PlayStation’da futbolumuzu oynarken, yeri gelecek sahada çamur çaylak içinde topumuzun dolayısıyla hayatın peşinden koşmak durumunda kalacağız. Özellikle insanların toplandığı yerler çok önem kazanmaya başlayacak. Meydanlar, AVM’ler, maçlar vb.

MEDYANIN HANGİ ZERRESİNDEYİZ?

Eskiden yapılan medya planlama ve medya satınalmaları da gelecekte bugünkü haliyle kalmayacak. Özellikle dijitalin planlanması, bunun TV ve sahada entegrasyonu için hepsini birlikte götürebilen bilinçli ajanslarla çalışmak durumunda kalınacak. Yani reklam ve pazarlama ajansları daha güçlü bir yapıya kavuşup, medya satınalma işlerini de gerçekleştirmiş olacaklar. Haliyle kreatif kelimesinin yanına gelen strateji kelimesinin yanına medya planlama da gelmiş bulunacak. Çünkü, medya satınalmadaki hızlı bilgi akışı ve mecraların google kafasında tek fiyat vermek istemeleri sonucu medya satınalma tüccarlığını da bitirmiş olacak.

Yani birilerinin ürünü veya hizmeti bulmasını istiyorsak aynı mutfakta güvenebileceğimiz sterillikte yemekler ısmarlamak isteyeceğiz.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE KÜLTÜR

Hayat artık eskisi gibi akmıyor değil mi demiştim. Dijital medya hepimizin aklını karıştırır oldu biraz. Artık insanlar bir mal veya hizmet aldıklarında %70 oranında internetten araştırma yapmadan satınalma gerçekleştirmiyorlar. Buna bir de satınalabileceği güvenilir markalar artmasıyla birlikte daha fazla dijital ticaret bizi bekliyor demektir. Bitcoin gibi dijital paraların da insanların hayatlarına girmesiyle dijital kültür kendi ağlarını örmeye çoktan başlamış oldu. Yani gelecekte olmak istiyorsak dijital kültürü reddedemeyiz, tüm danışmanlar, şirketler, devletler, markalar da bu dönüşüme ayak uydurmak zorunda kalacaklar. Hatta 10 yıl içerisinde bunu gerçekleştirmeyen bir çok marka yok olma tehlikesiyle yüz yüze kalacaklar. Bunun için yeni yaşam kültürünü de doğuran mal veya hizmetin yer değiştirmesine vesile olan dijital kültüre yönelik projeler ve buluşları önümüzdeki günlerde öğrenmek zorunda kalacağız. 3-4 yıl içerisinde herkes birbirine bitcoin parayı anlatması da aslında böyle bir şey. 2007’li yıllarda da herkes birbirine Facebook sayfan yok mu diye soruyordu. Şimdi bitcoin hesabın var mı diye soruyor.

HANİ BENİM DİJİTAL PİJAMAM NEREDE ANNE?

Giyilebilir teknolojiler arttıkça yaşam da başka bir şekle girmiş olacak. Haliyle pazarlama ve reklam da sizinle birlikte koşmaya, yürümeye ve gittiğiniz lokasyonu takip etmeye doğru gitmiş olacak. Aslında biraz robotsu bir canlıya dönüşmeye başladık bile. Çünkü akıllı telefonlar, akıllı saatlerle birlikte, akıllı kolyeler, akıllı yüzükler, akıllı gömlekler, akıllı ceketler de çıkmaya başlayacaklar. Buralardan alınan verilerle inanılmaz buluşlar ortaya çıkacak. Çünkü bir insanın ne kadar yürüdüğünden tutun, ne kadar nefes aldığına, alışveriş yaparkenki kalp ritmine kadar ölçebilecek bu aletler sayesinde bir çok big data da hazine olarak elde edilmiş olunacak. Bu da small dataya geçişte insanların kullanabileceği ürünler olarak kendini besleyen sistemi meydana getirecek. Kullandığımız tüm bu cihazlar aslında insanların yaşam döngülerinde elde ettikleri tüm duygu, ürün ve hizmetleri alırken yalnız bırakmadıklarından dolayı reklamcılar ve pazarlamacıları da heyecanlandıran cinsten stratejilerin doğmasına sebep olacak.

E NOLMUŞ YANİ?

Aslında olan bir şey yok, ilk mızrağı keşfeden insan şimdi de akıllı teknolojileri bir mızrak gibi kullanmaya başlayacak. Hayatını kazanmak için aletlerin bulunmasından sonraki büyük buluşlara da şahitlik etmiş olacağız. Ben sanırım şanslı bir jenerasyondan geliyorum, siyah beyaz televizyonu da gördüm, ilk cep telefonunu da, ilk internete girişi de, ilk sosyal mecraları keşfetmeyi de, yemeksepeti.com’u ilk deneyenlerdenim mesela, ya da sahibinden.com’a ilk üye olanlardanım. Hatta alibaba.com’a. Haliyle tüm bu konuştuğumuz donanımlar insanlığa hizmet etmeye doğru hızla yelken açarken. Geleceğin artık bugünden daha kolay olmakla birlikte daha fazla uyarıcı sistemlere sahip olacağını düşünmek gerekiyor. Mesala hepimiz artık telefonumuzu kurup sabah öyle uyanıyoruz. Tüm ajandalarımızı bir telefon ile yürütürken, maillerimize ve ödemelerimizi de artık bu telefon sayesinde yapar olduk.

Kısacası, gelecekte reklam ve pazarlama birbirinin dibine girip mutasyona uğrayacak, birbirinden ayrılamayacaklar, et tırnak gibi görülürken artık birbirlerinin içinde yok olmuş iki yapı halinden başka bir duruma metamorfoz geçirecekler. Bunu yakından takip eden, çözümler üreten, müşterisini daha iyi anlatabilen reklamcılar ve pazarlamacılar da dijital dönüşüme ayak uydurarak yeni pazarlarda, yeni fikirlerle ve yeni gösterimlerle her zaman daha önde olacaklar.

Bu dönüşümü en iyi yaşamak isteyenlere tavsiyem de, hayatın içine kendinizi bırakın ve deneyimlemekten asla bıkmayın. Çünkü ilk yenilikleri ilk deneyimlemek beyini harekete geçiriyor. Sonradan olaylara kendinizi bıraktığınız anda ipin ucunu bırakmış oluyorsunuz.

Haliyle gelen tüm yenilikleri deneyip işe yarayıp yaramadığını daha iyi çözmüş reklam ve pazarlama insanları olmak zorundayız.

Çünkü doğal olarak yeni reklamın ve pazarlama iletişiminin yolu bu dönüşümden geçiyor.

_______________________________________________________________________________

Aşağıda vereceğim linkte Amazon.com ‘un geliştirdiği bir ürünün tanıtımı var. Tüketicileri konuşarak hem bilgi alıyor, hem de alış-veriş listelerini oluşturuyor. Bundan sonraki aşamada sanırım (reklam, ürün, satış, teknoloji hepsi bir araya gelerek) sesle alışveriş bile yapabilecek bir yapıya bürünmesi çok uzak değil. > http://www.milliyet.com.tr/amazon-echo-nun-tum-ozellikleri-teknoloji-haber-2233506/

Yazıyı Yorumlayabilirsiniz

E-Posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.