Paylaşıyoruz!

Bildiğimiz gördüğümüz ne varsa buradan paylaşıyoruz.

Sektörümüzün bugünlerde işin içinden çıkmaktan zorlandığı konuların başında gelen yaratıcı İK popülasyonu hem iş veren hem de çalışan için büyük bir sorun.  Ajans çalışanından, çalışan ajansından dertli.  Biz de işe biraz ayna tutalım sorumuza çuvaldızımızla yaklaşalım istedik. Cevaplarımızı sizin için derledik.

İletişim sektörü içerisinde rekabet eden yaratıcı reklam ajansları içerisinde nasıl bir ajansta çalışmak isterdiniz? sorusuyla karşınıza geldik.

 

Global markaları olan bir ajans içerisinde çalışmak isterdim.

HALE KAPLAN

 

Sabah geldiğimde bahçede yarım saat ''dünya'' hakkında sohbet edebileceğim, masama oturduğumda bilgisayarım açılana kadar geçen süreyi sırf iddia için uzaktan çöpe basket atmayı izleyen arkadaşlarımla geçirdiğim, ekibimde yanlış yaptığım işin doğrusunu başkasının yapacağı ve aferin alacağı bir ortamın bulunduğu, kısacası ekip ruhunun başarı açlığıyla birleştiği kültürel anlamda kendine önem veren insanların içinde olan ''yaratıcı'' ajansta çalışmak isterdim.

MURAT CEM KARABOĞA

 

Kendinin farkında, yetenekli insanların olduğu, eğlenerek iş yapan, ekip olma bilincine sahip, ego savaşlarından uzak, gelişime ve yeniliğe açık, ödüllere doymayan, parmakla gösterilen bir ajans ortamında çalışmak isterim.

DAMLA NUR SAYBİR

 

Farklı mail grupları ile farklı konuları öğrendiğim bir ajansta çalışmak isterdim. Çalıştığım yerlerde Geyik, Teknoloji, Erkek Kafası, Kızlar Matinesi, Sosyal Medya, Karikatür gibi farklı kategorilerde mail grupları bulunuyordu. Bu şekilde herhangi bir gelişme olduğunda, aynı anda herkesin haberi oluyordu. Aynı gruplar Whatsapp üzerinden de açıldı ancak link ve görsel atmak bilgisayardaki kadar kolay olmadığı için vazgeçildi.

AHMET MURAT ÖZTÜRK

 

Rekabet sürecinde diğer ajanslara göre farklılık yaratmak ve markaların farkındalığını arttırmak gerekir. Öncelikle markanın ajanstan ne istediğini, ajansın markaya ne vermesi gerektiğini bilmesi gerekir.

İREM ÖZLÜ

 

Çalışanlarının gelişimlerine yardımcı olacak işler yaparak fark yaratan bir ajans dilerim, kalanı mutlu olsun yeter.

YAĞMUR YÜCEL

 

Rekabetin(kurumsal) yaratıcı ekibe yansıtılmadığı bir yer olmalı. Yaratıcı ekibi bir fanusun içerisine koyup okşamalı ve sevmeli. Dışarıdan korumalı bence (: Tabi ki hayatın gerçekleri var ama en azından "yaratıcı" işler için kurumsal dünyadan sıyrılmalı yaratıcı ekip.

Gelecek vaat eden ama sözle değil bunu somut bir şekilde göstermiş bir yer olabilir.  2 yıl tabusunu yıkmış olmalı.

Çalışmayan bir ajans olmalı. Şöyle ki müşteri sözü dinleyip saçma sapan şeyleri sırf onlar istedi diye yapan değil de Türkcell'in mevcut logosuna bakıp "bizce sizin için en doğru logo bu" diyen ve hiç çalışmadan sadece fikrini söylediği için milyonlarca lirayı alan firmalar gibi olmalı. 

Ayrıca projesi olmalı mesela. Para kazanmak için değil. İnsan kazanmak için. Çalışanlarının o proje içerisinde eğlendiği, o projeye sahip çıktığı bir proje olmalı.

Ayrıca çalışmadığına göre tatilde yapmalı (: Senede 1 ay ajans kapansa, o bir ayın ilk haftası ajans olarak bir etkinlik yapılsa kalan 3 hafta yıllık izin olarak verilse ne kadar güzel olur. Böyle bir yer olmalı vardır mutlaka (:

Haftalık etkinlikler olmalı mesela. Gerekli gereksiz insanlarla söyleşilerin, hatta söyleşi değil de muhabbetlerin edildiği bir yer olmalı. Ama öyle bilmem ne yöneticisi gibi değil gerekirse sokaktan getirilen temizlik görevlisinin bile geldiği muhabbetler düzenlenmeli sonuçta yaratıcılığın nereden çıkacağı belli olmaz. 

Çalışanların müşteriye verdiği önem kadar müşterilerinde ajans çalışanlarına önem verdiği bir yer olmalı mesela.

HASAN CALP

 

İş veren mobbingi olmayan, her sabah işe gelirken ayaklarımı geri götürmeyecek düzeyde huzura sahip, gereksiz mesai yapılmayan, projelere gerçekçi termin verilen ve hiçbir çalışanda egonun olmadığı bir iş yerinde mutlulukla çalışmak isterim. 

SEMİHA ERSAN

 

  • Kendi sektöründe duruşu, tavrı, çalışan tanımı ile kendine yepyeni bir kulvar yaratmış,
  • Yerelden gelen gücü globalde etkili bir oyuncuya dönüştürmeyi başarmış,
  • Takip ettiği teknoloji, bilim ve sanat gündemini yaptığı iş ve analiz ettiği hayata entegre etmiş,
  • Çatışma değil etkileşim yaratabilen,
  • Hayatı monitör başından değil, deneyimleyerek öğrenmiş çalışanların olduğu,
  • Tüm bu totalle birlikte maddi ve manevi anlamda dışında kalmaktan korkacağınız bir ajans herkesin tezgahından bir kerede olsa geçmek isteyeceği bir ajanstır düşüncesindeyim.  

TEKSİN EROL

 

Yeterli teknolojik alt yapıya sahip, fikirlere önem verilen, egolardan uzak ve saygılı bir ortamın olduğu bir ajans.

MEHMET CEBECİ

 

Yaptığı her işte hikaye yazan, yeni nesil reklam ajansına ayarlı yetkin insanlarla, profesyonel bileşenlerin bir araya gelmesi için çaba gösterip, iradesiyle bu yolda inatla adımlar atan, universal bir ajansta çalışmak isterdim.

SEFA KARAHAN

 

Ekipsel ruhun olduğu, fikirlerin uçuştuğu, öğrenmeye doymayanlarla dolu, öğrenilenlerin paylaşıldığı, eğlenilirken işin bittiği, cesur, ilkeli ve meraklı bir ajans keyifli olur…

FİLİZ BİLMİŞ

Yazıyı Yorumlayabilirsiniz

E-Posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.